Şaşırmış bir çift sözün savurmasıyla düştüm bu çukura. Oysa, o sözün anlamına tutunup yükseklere çıkabilirdim eğer cümle doğru kurulmuş olsaydı. Hayatın cümlesinde ben bir kelimeyim. Benim gibi nice kelimeler, kendi içindeki anlamı cümleye taşıyarak bir anlamlar bütünü oluşturur. Her bir harf, anlam parçacığıdır ve sorumluluk taşır yan yana olduklarına ve kendisine karşı. Kendime dışarıdan baktım bugün. Benim durumumda olup da benim yapamadıklarımı yapanlara gıpta ettim hep. Annem, babam benim beceriksiz olduğumu, başkaları gibi başarılı olamayacağımı sürekli söylediler. Onlara inandım ve pek çok şeyi hiç denemedim. Denemeye çalıştıklarımı da beğenmeyip elimden aldılar. Kendimin yetersiz olduğuna inandırıldım. Kendime dışarıdan baktım bugün. Yapmak istediklerimi başkalarından yardım alarak yapmaya çalıştım. Çünkü kendi işimi yapmaya alıştırılmamıştım ki. Her zaman herkesten yardım alamayacağım için, yapılacakların çoğu, yapılamadan kaldı; ve ben, kendimi hep birilerine muhtaç hissettim. Birileri yanımda oldukça ve elimden tuttukça varlık gösterebildim. Kendime dışarıdan baktım bugün. Ne güzel hayallerim, düşüncelerim vardı. “Bunlar da ne!” dediler, “Bize göre gereksiz.” dediler. Ben onlar değildim ki, onlar, kendilerine göre olanı ancak kendileri için uygulayabilirlerdi. Beni desteklemediler, vazgeçirdiler, benim ben olmamı, gelişmemi engellediler. Ne yazık ki, ben bunu yeni yeni anlıyorum. Kendime dışarıdan baktım bugün. Hiçbir istek kalmamış içimde. Kendim için istemeyi, talep etmeyi unutmuşum ve gerektiğinde tepki göstermeyi de. Çünkü isteklerim sürekli “hayır”la karşılandı. Giderek istememeye de alıştım ve, “Siz nasıl uygun görürseniz öyle olsun.” demeye başladım. Onlar kendilerine göre düşünüp takdir ettiler. Takdirlerini kendi pencerelerinden bakarak belirledikleri için bu beni yetersiz bıraktı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder